OpenAI; matematik, bilgisayar bilimleri ve fizik alanlarında önemli bilimsel atılımlar elde ettiğini duyurarak, bu sonuçları bilim toplumuyla paylaşmada yeni bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Ancak bu adım, şirketin araştırmalarına erişimi kısıtlamaya devam etmesinden duydukları rahatsızlığı dile getiren akademisyenler tarafından geniş çaplı eleştirilerle karşılandı.
"Çobanlar" Stratejisi ve Bilimsel Sonuçlar
OpenAI, yeni yaklaşımında sonuçların nasıl paylaşılacağını belirlemek için dış uzmanlardan oluşan "çobanlara" (shepherds) başvuruyor. Yayın stratejileri farklılık gösterdi; matematik alanında şirket, yapay zeka tarafından üretilen çıktıları doğrudan yayınlarken, bilgisayar bilimlerinde sonuçları yorumlamak için dış bir grup oluşturmaya karar verdi; fizikte ise yayın süreci, dış uzmanlardan gelecek yönlendirmeler beklenerek tamamen ertelendi.
Duyurulan sonuçlar, matematikte "Kakeya varsayımı" (Kakeya conjecture) gibi karmaşık problemlerin çözümlerini, fizikte "Standart Model" üzerine araştırmaları ve bilgisayar bilimlerinde P vs NP meseleleriyle ilgili temel bir varsayım olan "üstel zaman hipotezi"nin (exponential time hypothesis) çürütüldüğüne dair iddiaları içeriyor.
Bu Yaklaşım Araştırmacıları Neden Öfkelendiriyor?
Uzmanlar bilimsel sonuçların önemini kabul etseler de, şirketin izlediği "seçme" mekanizmasını şiddetle eleştirdiler. Araştırmacılar, sonuçlara erişimin seçilmiş bir bilim insanı grubuna sınırlandırılmasının, büyük şirketlerin otoritesini pekiştirdiğini ve bilimsel bilgiye erişimde bir uçurum yarattığını düşünüyor.
"Matematik ve Yapay Zeka Danışma Grubu" (AGMAI), belirli kişilerin sonuçlara ilk erişimi sağlamak üzere seçilmesinin gereksiz olduğunu, taraflılık ve haksız gecikme riskleri taşıdığını belirterek bu uygulamaya karşı uyardı. Grup, özellikle şirketin resmi doğrulama süreçlerinin (Lean formalization) halihazırda tamamlandığını beyan etmesi nedeniyle, çıktıların derhal halka açılmasını talep etti.
Bu Bilim Toplumu İçin Ne Anlama Geliyor?
Akademisyenler, sorunun sadece duyuru mekanizmasından daha derin olduğunu belirtiyor; bazıları gerçek zorluğun, yapay zeka tarafından belirgin bir insan katkısı olmaksızın bilimsel sonuçların hızla üretilmesinde yattığını, bunun da bilim toplumu için bu araştırma makalelerini okumayı ve doğruluğunu teyit etmeyi zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacılar, sonuçların açık ve şeffaf bir şekilde sunulmasının sadece bir bilgi demokrasisi meselesi değil, aynı zamanda bilimin kalitesini garanti altına almak ve yeni araçların güvenli ve güvenilir bir şekilde benimsenmesini hızlandırmak için bir gereklilik olduğunu vurguluyor.