ABD Başkanı Donald Trump, Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton liderliğinde, federal hükümetin gelişmiş yapay zekâ alanında ABD'nin liderliğini koruma çabalarını koordine etmekle görevlendirilen bir devlet kurumu olan “Süper Zekâ Gücü”nün (Super Intelligence Force) kurulduğunu, Trump'ın pazar günü sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda duyurdu.
Trump, gücün aynı zamanda Amerikalıların çıkarlarını korumak ve yaşamlarını iyileştirmek için çalışacağını söyledi. Bu tanımlama, teknolojik rekabeti güvenlik ve kamu yararıyla ilişkilendiriyor. The Wall Street Journal'ın aktardığına göre gücün başkanlığını Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton üstlenecek; Federal Ticaret Komisyonu Başkanı Andrew Ferguson, Savaş Bakanlığı Araştırma ve Mühendislikten Sorumlu Müsteşarı Emil Michael ve Personel Yönetimi Dairesi Direktörü Scott Kupor ise başkan yardımcısı olarak görev yapacak.
Yapay zekâ güvenliği tartışmasından “süper zekâya”
Duyuru, Trump'ın eylülde yapay zekâ için bir güç kuracağını ve bu dosya için bir “kayyum” atayacağını söylemesinin ardından geldi. Trump daha önce yapay zekâ güvenliği konusundaki siyasi tartışmaların büyük bir bölümünü reddetmişti. Daha sonra yapay zekâyı “süper zekâ” adı altında yeniden sunmayı amaçlayan bir başkanlık kararnamesi imzaladı; yeni gücün adında da yönetim bu tanımı benimsedi.
Mesele yalnızca terimin değiştirilmesinden ibaret değil; güç, istihbarat, ticari düzenleme, askerî araştırma ve kamu kaynaklarının yönetiminden sorumlu yetkilileri bir araya getiriyor. Bu da yapay zekânın tek bir bakanlığın veya kurumun sınırlarını aşan bir dosya olarak ele alınmaya çalışıldığını gösteriyor.
Güç ne yapacak?
Gücün, yapay zekânın ortaya çıkardığı riskleri ve fırsatları ele alan bir raporu 120 gün içinde hazırlaması bekleniyor. Rapora göre tüzük, “süper zekâ” sistemlerinin toplum için oluşturabileceği tehditlerle başa çıkma planlarının geliştirilmesini; inovasyonu ve rekabeti boğabilecek aşırı düzenlemenin veya “düzenleyici ele geçirmenin” önlenmesini öngörüyor.
Clayton'ın açıklamaları, çalışmasına yön verecek dengeyi ortaya koyuyor: ABD'nin yapay zekâ alanında gerilerken Çin gibi ülkelerin ilerlemesini bir risk olarak görüyor ve öncü konumda bulunmamanın en büyük risklerden biri olabileceğini düşünüyor. Böylece tüzük, sistemlerin kendisinden kaynaklanabilecek olası tehditlerin yanı sıra liderlik yarışını da risk tanımının merkezine yerleştiriyor.
Bu haber neden önemli?
Şu anda kesinleşen pratik değişiklik, yeni düzenleyici kuralların veya yapay zekâ şirketleri için bağlayıcı yükümlülüklerin yürürlüğe konulması değil, belirli bir zaman sınırına sahip bir koordinasyon çerçevesinin oluşturulmasıdır. Bu nedenle adımın önemi, beklenen rapora ve raporun federal politikalara veya açık müdahale planlarına yol açıp açmayacağına bağlı olacak. “Süper zekâ”nın tanımı, gücün yetkilerinin sınırları ve riskleri azaltırken rekabeti nasıl koruyacağı konusunda temel sorular da açık kalıyor; mevcut duyuru bu noktaları kesinleştirmiyor.