Google ve Alphabet Küresel İlişkiler Başkanı Kent Walker, yapay zekânın yalnızca aramayı iyileştiren veya görevleri otomatikleştiren bir araç olarak değil, yeniliğin üretilme biçiminde bir dönüşüm olarak ele alınması çağrısında bulundu. Bu açıklamalarını Singapore IP Week 2026 etkinlikleri kapsamındaki Global Forum on Intellectual Property sırasında yaptığı konuşmada dile getiren Walker, ikili bir denkleme odaklandı: Yapay zekâ araçlarından yararlanmayı genişletmek ve yaratıcıların meşru haklarını korumak.
Walker’a göre yeni yapay zekâ modelleri, iki yıl önceki modellere kıyasla yaklaşık 300 kat daha verimli hâle geldi. Walker, burada kastedilenin %300’lük bir artış değil, «300 kat» olduğunu vurguladı. Ona göre en önemli gelişme yalnızca verimlilikte değil; modellerin tahminden eylem dizilerini gerçekleştirmeye, farklı ortamlarda çalışmaya ve engellerle karşılaştıklarında rotalarını düzeltmeye geçmesinde yatıyor.
Laboratuvarlardan küçük işletmelere
Konuşmada, Google tarafından proteinlerin üç boyutlu yapısını tahmin etmek üzere geliştirilen AlphaFold gibi araçların kullanımına örnek verildi. Oxford Üniversitesi’ndeki araştırmacıların bu araçları, konuşmada aktarıldığı üzere, aralarında daha etkili yeni bir aşının da bulunduğu, sıtmaya yönelik geliştirilmiş tedaviler tasarlamak için kullandıkları belirtildi.
Walker ayrıca Asya-Pasifik bölgesinden iki örnek sundu. Japonya merkezli ikura platformu, turistlerin geleneksel bölgelerin dışındaki destinasyonları keşfetmelerine yardımcı olmak için yapay zekâ kullanıyor; bu da küçük işletmelerin daha önce kolayca ulaşamadıkları ziyaretçilere erişmesini sağlayabilir. Endonezya’da ise Aruna adlı girişim, uzak köylerdeki balıkçıların avları için daha adil fiyatlar elde etmelerine yardımcı olmak amacıyla yapay zekâ kullanıyor.
Google’ın yorumuna göre bu örnekler, yeni araçların piyasaya sürülmesinin ötesinde bir anlam taşıyor: Yapay zekânın değeri, işletmeler ve ekonomiler içinde ne ölçüde yayıldığına ve kurumların onu günlük kullanıma entegre etme kapasitesine göre belirleniyor. Walker, Asya-Pasifik bölgesinin yüksek yapay zekâ benimseme seviyelerine sahip olduğunu belirtti; Hindistan ve Endonezya en fazla kullanıcı sayısına sahipken, Singapur nüfusuna kıyasla yüksek kullanım seviyeleri kaydediyor.
Bu yaklaşım neden önemli?
Konuşma, yapay zekânın bir arama motorunun yerine kullanılması ile iş ortağı olarak görülmesi arasındaki farkı öne çıkardı. Walker’ın aktardığı rakamlara göre «ileri düzey kullanıcılar», Singapur’daki yapay zekâ kullanıcılarının %29’unu oluştururken bu oran Amerika Birleşik Devletleri’nde %12. Bu kullanıcılar ücretli modelleri kullanıyor, onlara tüm görevleri devrediyor ve günlük süreçleri otomatikleştiriyor.
Walker ayrıca Asya-Pasifik bölgesindeki anket katılımcılarının yaklaşık yarısının, üretken yapay zekâyı işlerinde kullanarak hâlihazırda günde bir saatten fazla zaman tasarrufu sağladığını söyledi. Singapur’da ilkokullardan eğitim fakültelerine kadar öğretmenler, dersleri planlamak ve materyalleri kişiselleştirmek için Google Workspace for Education kapsamındaki gelişmiş araçları kullanıyor. Konuşmaya göre bu kullanım, her öğretmene öğretime ve öğrencilere rehberlik etmeye odaklanması için haftada beş saat kazandırıyor.
Google ayrıca Oxford Economics’in, yapay zekânın önümüzdeki on yıl içinde küresel gayrisafi yurt içi hasılaya 6 trilyon dolara kadar katkı sağlayabileceğini tahmin eden yakın tarihli bir raporuna dayanıyor. Ancak bu tahminler kazanımların garanti olduğu anlamına gelmiyor; Walker, bunların gerçekleşmesini uygun bir düzenleyici ortamın yanı sıra verilerin ve telif hakkıyla korunan eserlerin nasıl kullanılacağını belirleyen kuralların varlığına bağladı.
Patent sistemi üzerindeki artan baskı
Patentlerle ilgili olarak Walker, özellikle üretken modellerin yeni başvurular hazırlamak için kullanımının kolaylaşmasıyla mevcut sistemin yapay zekâyla bağlantılı başvuru dalgasıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nden aktardığına göre 2024 ve 2025 yıllarında yayımlanan yeni patentlerin toplam sayısı, önceki on yılda yayımlanan patentlerin sayısını aştı.
Konuşmaya göre başvurular, modellerin kendi mimarilerini ve farklı alanlardaki uygulamalarını kapsıyor. Ancak Walker, çok sayıda başvuru bulunmasının bunların tamamının geçerli olduğu anlamına gelmediği uyarısında bulundu ve iddiaların kalitesini değerlendirmek için daha iyi araçlar çağrısı yaptı. Bu araçlar arasında, önceki teknik bilgileri analiz etmek ve otomatik olarak oluşturulan başvuruları ayrıştırmak için yapay zekânın kullanılması da yer alıyor.
Google’ın buradaki tutumu, patent sisteminin yıkılması çağrısı değil, sistemin değişimin hızına uyarlanması yönünde. Telif hakkıyla ilgili bölüme gelince Walker, bu bölüme yaratıcıların haklarının, yapay zekânın vadettiği olanaklar korunurken nasıl güvence altına alınabileceği sorusunu sorarak başladı; ancak kaynaktaki mevcut metin, bu konudaki tutumunun ayrıntılarını sunmadan sona eriyor.
Editoryal açıdan konuşmanın önemi, Google’ın fikrî mülkiyet tartışmasında yerleştirmek istediği önceliği ortaya koymasında yatıyor: Gelişimi durdurmamak, değerlendirme ve koruma mekanizmalarını güncellemek. Bununla birlikte ekonomik etki tahmini veya model verimliliği gibi aktarılan rakamlar, konuşmacının sunduğu verileri yansıtıyor ve nihai düzenleyici veya ekonomik sonuçlar hakkında tek başına kesin hükme varmak için yeterli değil.