Çin güneş enerjisi sektörü, rekor düzeydeki genişleme yıllarının ardından daha zorlu bir aşamaya girdi. Yeni kapasite kurulumlarının hızı, yenilenebilir enerji projelerinin piyasa temelli fiyatlandırma modellerine geçmesi, önemli miktardaki üretim fazlasının sürmesi ve daha yüksek verimli panel teknolojilerine geçişin hızlanmasıyla birlikte yavaşladı.
Çin Ulusal Enerji İdaresi verileri, 2026'nın ilk yarısında güneş enerjisi ilavelerinin 72,07 gigavata ulaştığını; kaynakta yer alan verilere göre aynı dönemde bu rakamın 71,77 gigavat olduğunu gösterdi. Böylece ülkedeki toplam fotovoltaik kapasite 1,27 teravata yükseldi. Güneş enerjisi santralleri 655,5 milyar kilovatsaat elektrik üretirken ortalama kullanım oranı %91,4 oldu.
Bununla birlikte bu rakamlar, Çin'in 315 gigavatın üzerinde güneş enerjisi kapasitesi eklediği 2025 yılına kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor. TaiyangNews verileri de, yürürlükteki alım garantisi tarifesi sisteminin sona ermesinden önce projelerin tamamlanmasında yaşanan hızlanma dalgasının ardından, ocak ve şubat aylarındaki kurulumların yıllık bazda %17'den fazla gerilediğini gösterdi.
Güneş enerjisi projeleri için yeni ekonomi
2026 itibarıyla yeni yenilenebilir enerji projeleri giderek daha fazla piyasa temelli elektrik fiyatlandırması altında faaliyet göstermeye başladı. Bu dönüşüm, güneş enerjisi projelerinin değerlendirilme biçimini değiştiriyor. Artık yalnızca kurulu kapasitenin büyüklüğü belirleyici faktör değil; projenin zamanlaması ve konumu ile şebekenin üretimi absorbe etme kapasitesi de geliştiriciler açısından daha önemli unsurlar hâline geldi.
Bu durum, değişken üretim kaynaklarının payındaki artışla aynı döneme denk geliyor. Çin'de rüzgâr kapasitesi haziran 2026 itibarıyla 679 gigavata ulaşırken güneş enerjisi kapasitesi 1,27 teravata çıktı. Böylece rüzgâr ve güneş birlikte ülkenin kurulu üretim kapasitesinin yaklaşık yarısını oluşturdu. Bu genişleme, şebeke işletmecilerini büyük miktardaki değişken üretimi yönetme sorunuyla karşı karşıya bırakıyor.
Depolama güçlü bir alan olarak öne çıkıyor
Bu bağlamda yeni enerji depolama kapasitesi, haziran sonu itibarıyla 153 gigavata veya 396 gigavatsaatlik kapasiteye yükseldi ve yıllık bazda %61 arttı. Bu durum, depolamanın yalnızca sektörün genişlemesinin dışında kalan yardımcı bir teknoloji olmaktan çıkıp rüzgâr ve güneş enerjisindeki üretim fazlasının yönetiminde pratik bir unsur hâline geldiğine işaret ediyor.
Elektrik ticareti de genişledi. 2026'nın ilk yarısında işlem gören elektrik miktarı 3,685 trilyon kilovatsaate ulaşarak önceki yıla göre %24,2 arttı. Bu, sektörün odağının kapasite inşa etmekten, kapasiteyi daha fazla piyasa mekanizmasına dayanan bir elektrik sistemi içinde entegre etmeye ve işletmeye kaydığını yansıtıyor.
Üretim fazlası şirketleri yurt dışına yönlendiriyor
Yurt içi piyasanın yavaşlamasına rağmen Çin, küresel ölçekte güneş enerjisinin başlıca üretim merkezi olmaya devam ediyor. Ocak ve şubat aylarında panel ihracatı 35 gigavatı aştı, ancak 2025'in aynı dönemine göre %9 geriledi. Buna karşılık güneş hücresi ihracatı %44 arttı; Çinli şirketler hücre ve bileşenleri yurt dışındaki üretim zincirlerine tedarik etmeye yöneldi.
Modül, hücre ve levha ihracatı, fotovoltaik ürün ihracatındaki katma değer vergisi iadesinin 1 Nisan 2026'da kaldırılmasından önce, mart ayında 68 gigavatla rekor seviyeye ulaştı. Ocak ayında açıklanan bu adım, ticari anlaşmazlıkları azaltmayı ve üretim kapasitesi fazlasını ele almayı amaçlıyordu. Mayıs ve haziran aylarında ihracat belirgin biçimde gerilerken Güneydoğu Asya, Güney Asya ve Afrika'ya yapılan sevkiyatlar büyümeyi sürdürdü.
Teknik verimlilik rekabet aracı olarak
Verimlilik, projelerin ekonomisini iyileştirmede önemli bir faktör olmaya devam ediyor. 2026'nın ilk yarısında ticari modüllerin verimliliği arka kontaklı ürünlerde %25'e, TOPCon ürünlerinde %24,1'e ve heteroeklem ürünlerinde %23,8'e ulaştı. Özellikle büyük ölçekli projelerdeki bu artışlar, sistem bileşenlerinin maliyetlerini düşürmeye ve daha kısıtlı hâle gelen bir piyasada projelerin uygulanabilirliğini iyileştirmeye yardımcı oluyor.
Aynı zamanda yurt içindeki elektrik talebi, yenilenebilir enerjinin büyümesi için ek alan sağlıyor. Ulusal elektrik tüketimi 2026'nın ilk yarısında %5,3 artarken ileri teknoloji sektörleri ile ekipman imalatındaki tüketim %9,8 yükseldi. İnternet hizmetleri ve veri merkezlerindeki elektrik tüketimi ise veri merkezlerinin genişlemesi nedeniyle %44 sıçradı.