IBM, 24 Ağustos 2026’da yıllık Hot Chips konferansı sırasında, yeni nesil IBM Z ve LinuxONE sistemleri için tasarlanmış bir işlemciyi tanıttı. İşlemcideki her çekirdek, IBM Z komutlarını ve Arm komutlarını çalıştırabiliyor ve nanosaniye aralığında iki mod arasında geçiş yapabiliyor. Şirket, bu tasarımı türünün ilk çift mimarili ana işlemcisi olarak nitelendiriyor; çünkü Z çekirdeklerinin yanına ayrı Arm çekirdekleri eklemek yerine, aynı çekirdekleri her iki mimariyi de çalıştırabilecek hâle getiriyor.
Yan tarafta Arm çekirdekleri yerine birleşik tasarım
İşlemci, 5,7 GHz’i aşan temel frekansta çalışan 11 yüksek performanslı çekirdek içeriyor ve 2 nanometrelik üretim teknolojisiyle üretiliyor. Ayrıca işlemciye entegre yapay zekâ çıkarım hızlandırıcıları, giriş-çıkış işlemlerini hızlandırmaya yönelik özel bir birim ve büyük bir önbellek mimarisi bulunuyor. IBM, eksiksiz sistemlerin yüzlerce çekirdeğe ve onlarca terabayt belleğe ölçekleneceğini söylüyor.
İki ortamın çalıştırılması açık kaynaklı KVM hipervizörüne dayanıyor. Böylece Arm64 Linux tabanlı sanal makineler, Z üzerinde Linux çalıştıran sanal makinelerin yanında çalıştırılabiliyor. Hipervizör, her sanal makine donanıma atandığında çekirdeğin çalışma modunu değiştiriyor. IBM Fellow’ı ve IBM sistemleri geliştirme teknik yöneticisi Christian Jacobi’ye göre geçiş yaklaşık bir nanosaniye sürüyor; bu da daha uzun sanal makine çalışma dönemlerinde pratik etkisini neredeyse sıfıra indiriyor.
Geleneksel z/OS iş yükleri ise KVM’nin dışında, ayrı bir bölümde çalışıyor. Bu sayede temel hesap sistemleri ve dolandırıcılık tespiti gibi kritik işlem yazılımları, aynı yonga üzerinde izleme uygulamaları veya başlangıçta Arm için geliştirilmiş hizmetlerle birlikte çalıştırılabiliyor; bellek sistemi ve platforma özgü güvenilirlik özellikleri de paylaşılabiliyor.
Pratikte ne değişiyor?
Bu adımın temel amacı yalnızca başka bir komut seti mimarisi eklemek değil, her uygulamanın ayrı ayrı s390x’e taşınması gereksinimini azaltmak. İzleme ve güvenlik araçlarının, bulut yazılımlarının ve PyTorch ile ONNX Runtime gibi yapay zekâ çerçevelerinin çoğu Arm ekosisteminde güçlü biçimde bulunuyor. Arm, tahminlerine göre dünya genelinde 22 milyondan fazla geliştiricinin ekosistemini kullandığını ve 2025’te önde gelen bulut hizmeti sağlayıcılarına sevk edilen bilgi işlem kapasitesinin yaklaşık yarısının Arm tabanlı olduğunu söylüyor.
IBM, Arm Linux ikili uygulamalarının, Red Hat Linux for Arm üzerinde çalışan uygulamalar da dâhil olmak üzere, değişiklik yapılmadan yüzde 100 uyumlu olacak şekilde tasarlandığını belirtiyor. Ancak bunlar duyuruyla bağlantılı tasarım vaatleri; her uygulamanın üretim ortamlarındaki performansına ilişkin bağımsız kanıt oluşturmuyor. Ayrıca duyurulan Arm desteği şu anda Linux ile sınırlı ve z/OS’un Arm üzerinde çalıştırılmasını kapsamıyor.
Yapay zekâ verilerin yanına taşınıyor
IBM, işlemciyle eş zamanlı olarak yüksek bant genişlikli belleğe ve büyük dil modelleri ile aracı iş akışlarına yönelik kapasiteye sahip yeni nesil Spyre yapay zekâ hızlandırıcısını da sergiliyor. Bu hızlandırıcı, 2022’de Telum yongasıyla işlemciye eklenen ve işlem sırasında dolandırıcılık puanının hesaplanması gibi düşük gecikmeli görevlerde kullanılan çıkarım hızlandırıcısını tamamlıyor.
IBM, Arm ile Spyre’nin bir araya getirilmesinin, yapay zekâ araçlarının iş yüklerini kayıt sistemlerinden ayırmak yerine ana sistemlerde bulunan verilerin yakınında çalıştırmayı mümkün kılabileceğini düşünüyor. Bu durum, özellikle düzenli işlemler için IBM Z’ye dayanan kuruluşlar açısından önem taşıyor; ancak kaynak, bağımsız performans sonuçları veya Spyre modelleri ve kullanılabilirliği hakkında nihai ayrıntılar sunmuyor.
Piyasaya çıkış tarihi ve açık kalan kısıtlar
İşlemci, 2025’in ikinci çeyreğinde sevk edilen z17’nin halefinde yer alacak. Bu da IBM’in yaklaşık üç yıllık döngüsüne dayanarak yaklaşık 2028’de beklenen bir lansmana işaret ediyor. IBM, bu yol haritasının geleneksel Z mimarisinden vazgeçmek anlamına gelmediğini, Tina Tarquinio’ya göre 10 ila 15 yıla yayılan bir donanım yol haritasına yeni bir yetenek eklediğini vurguluyor.
Ancak kritik bölüm henüz gerçek müşteri iş yükleri karşısında test edilmiş değil: Arm komutlarının üretim performansıyla çalıştırılması, ana bilgisayarlardan beklenen düzeyde hata tespiti ve kurtarma. IBM ayrıca geleceğe yönelik açıklamaların yalnızca hedefleri ve amaçları temsil ettiğini belirtiyor. Bu nedenle duyurunun önemi, iki mimarinin çekirdek düzeyinde birleştirilmesinde yatıyor; tasarımın bu vaadi kuruluşlar için pratik bir seçeneğe dönüştürme kapasitesini ise üretim testleri ve nihai lansman ayrıntıları belirleyecek.