Londra Belediyesi tarafından yayımlanan veriler, ultra düşük emisyon bölgesinin (ULEZ) genişletilmesinin hava kirliliğinde önemli bir düşüşle ilişkili olduğunu gösterdi; daha sonra yapılan bir araştırma da çocuklarda akciğer fonksiyonlarının iyileştiğine dair göstergeler sundu. Bu sonuçlar, modern emisyon standartlarını karşılamayan araçlara günlük ücret uygulanması konusundaki yıllardır süren siyasi tartışmaların ardından geldi.
ULEZ, uyumlu olmayan araçlardan günlük 12,50 İngiliz sterlini ücret alıyor ve günün 24 saati uygulanıyor. Bölge, Sadiq Khan’ın Londra Belediye Başkanı olduğu dönemde 2019 yılında oluşturuldu; Boris Johnson ise aynı görevi yürüttüğü 2015 yılında bölgeyi ilan etmişti. Bölge başlangıçta Londra’nın merkezini kapsıyordu; ardından 2021 ve 2023 yıllarında genişletilerek yaklaşık 9 milyon kişinin yaşadığı Büyük Londra’nın tamamını kapsadı.
Araç kaynaklı kirleticilerde geniş kapsamlı düşüşler
Rapor, gerçek kirlilik düzeylerini ULEZ uygulanmasaydı beklenebilecek düzeylerle karşılaştırıyor. Bu karşılaştırmaya göre Londra’nın dış bölgelerinde azot dioksit (NO2) %27, ince partikül madde PM2.5 yoğunluğu ise %31 azaldı. NO ve NO2 dahil olmak üzere toplam azot oksitleri de %14 düştü.
Düşüş, NO2 düzeylerinin %54 azaldığı Londra’nın merkezinde daha büyüktü. Londra genelindeki hava kalitesi izleme cihazlarının %99’u da kirlilikte düşüş kaydetti. Bu sonuç, dezavantajlı bölgelerde özellikle önem taşıyor; zira yasal sınırları aşan kirlilik düzeylerine maruz kalan nüfusun oranı %80 azaldı.
Raporun kapsadığı dönemden önce zehirli hava kirliliğinin Londra’da yılda yaklaşık 4.000 ölümle ilişkilendirildiği belirtiliyordu. Kaynak, en tehlikeli kirleticilerde yaklaşık üçte bir oranındaki düşüşün yılda binden fazla hayatın kurtarılması anlamına gelebileceğini belirtiyor; ancak bu sayı, kirlilik düzeyleri ile ölümler arasındaki ilişkiye dayanan bir tahmin olmaya devam ediyor ve raporda doğrudan doğrulanmış ölüm sayısı olarak sunulmuyor.
Çocukların akciğer fonksiyonlarından ek kanıt
Queen Mary University of London tarafından yapılan bir araştırma, hava kalitesi sonuçlarına doğrudan sağlıkla ilgili bir boyut ekledi. Araştırmacılar, Londra’daki çocukların akciğer fonksiyonlarını bölgenin uygulanmasından önce ve sonra karşılaştırdı; ayrıca bu sonuçları, benzer bir düşük emisyon bölgesi uygulamayan yakındaki Luton kentindeki çocuklarla karşılaştırdı.
ULEZ uygulanmadan önce, başkentin daha yüksek kirliliğe maruz kaldığı dönemde Luton’daki çocukların akciğer fonksiyonları Londra’daki akranlarından belirgin biçimde daha iyiydi. Bölgenin başlamasından dört yıl sonra Londra’daki çocukların akciğer fonksiyonları Luton’daki düzeylere yetişti. Her iki kentte de iyileşme görüldü, ancak iyileşme Londra’da daha hızlı gerçekleşti. Ayrıca klinik olarak zayıf akciğer fonksiyonuna sahip çocukların oranı Londra’da %14’ten %9’a, Luton’da ise %9’dan %7’ye düştü.
Metin ayrıca King’s College London’ın 2019 yılında yaptığı önceki bir tahmine de yer veriyor. Bu tahmine göre Londra, ek önlemler alınmadığı takdirde azot dioksit için yasal sınırlara ulaşmak üzere 193 yıla ihtiyaç duyacaktı. Kaynağın aktardığına göre kent, geçen yıl bu sınıra ulaştı; yani önceki tahminden 184 yıl önce.
Uygulamada ne değişti?
Politika yalnızca ücrete dayanmadı. Haziran 2023 ile Eylül 2024 arasında Londra yollarındaki uyumsuz araçların sayısı %58 azaldı. Düşük gelirli kişileri kısmen desteklemek üzere tasarlanan 200 milyon İngiliz sterlini tutarındaki hurdaya ayırma programı da 15.232 eski aracın hizmetten çıkarılmasına yardımcı oldu.
ULEZ, Londra’nın merkezindeki trafik sıkışıklığı ücretlendirme bölgesinden farklıdır; ilki en kirletici araçları kısıtlayarak kirliliği azaltmayı hedeflerken ikincisi, hava kalitesi üzerinde dolaylı bir etkiyle trafik hareketini azaltmayı amaçlıyor. ULEZ kuralları da kapsamlı bir yasak niteliğinde değil; son 20 yıl içinde üretilen benzinli araçların çoğu ve son 10 yıl içinde üretilen dizel araçların çoğu bu kurallara uyuyor. Ayrıca bazı teslimat araçları, otobüsler ve diğer araçlar için muafiyetler bulunuyor.
Politikanın uygulanması, Birleşik Krallık’ta elektrikli araçların yaygınlığındaki artışla aynı döneme denk geldi; metne göre elektrikli araçlar 2024 yılında satılan her on aracın yaklaşık üçünü oluşturdu. Daha az kirleten alternatiflerin bulunması, bu tür politikalara uyumu kolaylaştırırken elektrikli araçların yaygınlaşması da daha yüksek emisyonlu araçlara getirilen kısıtlamalardan yararlanabilir.
Kaynakta yer alan tahmine göre politika, beş yıl içinde karbon emisyonlarında Londra ile New York arasında yaklaşık 3 milyon tek yönlü uçuşun neden olduğu emisyonlara eşdeğer bir azalmayla da ilişkilendirildi.
Bu örnek neden önemli?
Londra, emisyonları kaynağında hedefleyen ve hava, sağlık ile araç kullanım davranışlarında ölçülebilir sonuçlar ortaya koyan bir politikanın uygulamadaki örneğini sunuyor. Deneyim ayrıca ücretlerin etkisinin uygulamanın kapsamı ve sürekliliği, düşük gelirli gruplar için destek programlarının varlığı ve ulaşım ile daha az kirleten araç alternatiflerinin bulunması gibi bir dizi faktöre bağlı olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte sonuçlar, politikanın maliyeti ve yüklerinin dağılımı konusundaki siyasi ve toplumsal tartışmaları ortadan kaldırmıyor. Ayrıca makalede yer alan, kirlilikteki düşüşü kurtarılan belirli sayıdaki hayatla ilişkilendirmek gibi bazı çıkarımlar, bireysel sağlık sonuçlarının doğrudan ölçümleri değil, yoruma dayalı tahminlerdir. Bu nedenle rapor ve akciğer fonksiyonları araştırması, Londra’da belirli göstergelerde iyileşme olduğuna dair kanıt olarak okunmalı; sağlık alanındaki tüm iyileşmelerin yalnızca ULEZ’den kaynaklandığının kanıtı olarak değerlendirilmemelidir.