Amerikalı oyun şirketi Electronic Arts, köklü oyun stüdyosu BioWare'in kapatılmasını ve yaklaşık 400 çalışanın işten çıkarılmasını içeren geniş kapsamlı yeniden yapılandırma kararları duyurdu. Bu adım, şirketin toplam iş gücünün yaklaşık yüzde üçlük bir kısmının azaltılması anlamına geliyor. Bu değişim, şirketin özel mülkiyete geçmesinin ve 20 milyar dolarlık borç yüklenmesinin ardından geldi.
BioWare'in Kapatılması ve Önemli Projelerin İptal Edilmesi
EA tarafından 2007 yılında satın alınan ve Mass Effect ile Dragon Age gibi önemli serileri geliştirmesiyle tanınan BioWare stüdyosu, Anthem ve Dragon Age: The Veilguard oyunlarının satış beklentilerini karşılayamamasının ardından son yıllarda finansal ve kitlesel zorluklar yaşamıştı. Sonuç olarak şirket, Kanada'nın Alberta eyaletine bağlı Edmonton şehrindeki genel merkezi de dahil olmak üzere stüdyonun tamamen kapatılmasına ve geliştirme aşamasının başlarında olan Mass Effect serisinin yeni oyun projesinin iptal edilmesine karar verdi.
Diğer Stüdyoların Yeniden Yapılandırılması
Durum sadece BioWare ile sınırlı kalmadı; değişiklikler şirkete bağlı diğer stüdyoları da etkiledi:
- Full Circle Stüdyosu: Kaykay oyunu Skate'in erken erişim aşamasındaki başarısına rağmen geliştirici ekibi daha küçük ve odaklanmış bir ekip haline getirildi.
- Maxis Stüdyosu: Kaynakları Project Evergreen olarak bilinen başka bir girişime yönlendirmek amacıyla Project Lotus adlı bir projenin geliştirilmesi askıya alındı.
- Gelecek Projeler: Respawn ve Dice stüdyoları, nişancılık oyunlarını içeren yeni projeler üzerinde çalışmaya devam ederken; aksiyon-macera alanındaki büyük ölçekli projelere daha az odaklanılacak.
Bu Haber Neden Önemli?
Bu karar, özellikle büyük satın almaların ardından büyük yayıncılar üzerindeki finansal baskıların artmasıyla birlikte, video oyunu endüstrisinde yaşanan köklü ve büyük değişimleri yansıtıyor. BioWare'in kapatılması, onlarca yıldır rol yapma oyunlarının hatlarını çizen bir stüdyo için bir dönemin sonunu işaret ederken; işten çıkarmalar ve yeniden yapılandırma, şirketlerin garantili getirisi olan projelere odaklanma ve üretim risklerini azaltma yönündeki eğilimini gösteriyor.