Transport & Environment (T&E) tarafından yapılan analize göre Avrupa'daki elektrikli araç sürücüleri, yalnızca şarj veya yakıt ikmali hesaba katıldığında, kilometre başına ortalama olarak dizel araç sürücülerinin maliyetinin yarısından daha azını ödüyor. Bu sonuç, Avrupa liderlerinin enerji krizi ve yükselen yakıt fiyatlarıyla başa çıkma yollarını Brüksel'de görüştüğü bir dönemde geldi.
T&E, dizel sürücülerinin şu anda Şubat 2026'daki ortalamaya kıyasla 50 litrelik bir depo için yaklaşık 32 avro daha fazla ödediğini ve bu artışın yaklaşık 16 avroluk bölümünün rafinaj marjlarındaki yükselişten kaynaklandığını söylüyor. Karşılaştırma, Avrupa Komisyonu'nun 21 Eylül 2026 tarihli haftalık petrol bültenine göre Avrupa Birliği'nin 27 ülkesindeki ağırlıklı ortalama dizel fiyatlarına ve rafinaj marjlarının şubatta litre başına yaklaşık 0,10 avrodan 14 Eylül'de yaklaşık 0,41 avroya yükseldiğine ilişkin tahminlere dayanıyor.
Fark nasıl hesaplandı?
T&E, dizel aracın işletme maliyetini 100 kilometrede 6,9 litre tüketim, elektrikli aracınkini ise 100 kilometrede 20,2 kilovatsaat tüketim temelinde hesapladı. Örgüt, kilovatsaat başına 0,343 avroluk elektrik fiyatı kullandı. T&E, şarj maliyeti tahmininin elektrik ve gaz fiyatları arasındaki bağlantıyı ve fiyatların hanelere yansımasının zaman aralığını hesaba kattığını; bu nedenle tahminin elektrikli araç şarj maliyetinin üst sınırını temsil edebileceğini belirtiyor.
Pratikte ne değişiyor?
Dizel fiyatlarındaki artışın etkisi özel araçlarla sınırlı değil; Avrupa'daki dizel tüketiminin büyük bir bölümü kamyonlara ve ticari araçlara gidiyor. T&E'nin pazartesi günü yayımladığı başka bir araştırmaya göre elektrikli kamyonlar, Avrupa Birliği'nde satılan kamyon kategorilerinin neredeyse yarısında dizel muadillerine kıyasla işletme açısından daha ucuz hale geldi.
Örgüt, bu rakamların elektrikli otomobil ve kamyonlara geçişi hızlandırmak için ekonomik argümanı güçlendirdiğini, ancak yükselen fiyatlarla mücadeleye yönelik kısa vadeli önlemlere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmadığını düşünüyor. Ayrıca yakıt vergilerinde kapsamlı bir indirime karşı uyarıda bulunuyor ve bunun yerine desteğin düşük gelirli hanelere yönlendirilmesini, enerji şirketlerinin olağanüstü kârlarının vergilendirilmesini ve gelirlerin toplu taşımaya ve eski araçların yenilenmesi programlarına ayrılmasını öneriyor.
Bağlam ve sınırlamalar
T&E'nin kıdemli direktörü Antony Froggatt, ABD'nin dizel ihracatını yasaklama ihtimalinin arz sıkıntısı risklerini artırabileceğini söyledi ve elektrifikasyonun petrol krizlerinin tekrarlanmasını önlemenin yolu olduğunu belirtti. Örgüt, önceki bir analizine göre Avrupa'daki petrol şirketlerinin toplam kârlarının son çeyrekte iki katına çıktığını belirtiyor.
Karşılaştırma yalnızca doğrudan enerji maliyetlerine dayanıyor; aracın satın alma fiyatını, sigortayı, bakımı veya şarj altyapısı oluşturma maliyetlerini kapsamıyor. Ayrıca dizel ve şarj rakamları bölgesel ortalamalardır; bu nedenle gerçek fark ülkeye, araç türüne, elektrik fiyatına ve şarj yöntemine göre değişebilir. T&E'nin belirli destek politikalarına yönelik çağrısı, örgüt tarafından ortaya konan bir öneridir ve tek başına analizle kanıtlanmış bağımsız bir sonuç değildir.