General Motors Ürün Müdürü ve Tesla'nın Autopilot otonom sürüş programının eski başkanı Sterling Anderson, Tesla'nın otonom sürüşte yalnızca kameraya güvenme stratejisine açık bir eleştiri yöneltti. Anderson, radar ve lidar sensörlerinden vazgeçilerek sadece kameraların tercih edilmesini "fizik kurallarını göz ardı eden garip ve dogmatik bir tutum" olarak nitelendirerek, birden fazla sensörün dışlanmasının araçları karmaşık hava koşulları karşısında zor durumda bıraktığını vurguladı.
Fiziğe Karşı Mühendislik Duruşu
2015-2016 yılları arasında Tesla'da Autopilot programını yöneten, Model X'in geliştirilmesine liderlik eden ve ardından otonom sürüş şirketi Aurora'nın kurucuları arasında yer alan Anderson, fiziğin kameraların çalışmasına net sınırlar dayattığını açıkladı. Kameraların yoğun sisten göremediğini veya bir radar gibi anlık hızı tam olarak ölçemediğini belirtti. The Verge web sitesine verdiği röportajda, radarın düşük maliyetinin ondan vazgeçilmeyi teknik olarak haksız kıldığını belirterek, lidarın varlığının, birlikte çalıştıklarında kameralı görüş sistemlerinin eğitimini hızlandırmaya yardımcı olduğunu ekledi.
Otonom Sürüşün Geleceği İçin Zıt İki Yol
Anderson'ın açıklamaları, General Motors'un mühendislik yaklaşımı ile Tesla'nın stratejisi arasındaki kökten zıtlığı yansıtıyor. General Motors, lidar, radar ve kameraları birleştiren entegre bir sistem kullanarak 2028 yılına kadar Cadillac Escalade IQ aracında sürücü takibine gerek duyulmayan (Eyes-off) sürüş sistemini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Buna karşılık Tesla, tamamen yapay görme teknolojisine (Tesla Vision) odaklanmak için 2021'de radardan başlayıp 2022'de ultrasonik sensörlere kadar araçlarındaki sensörleri kaldırmaya devam etti.
Bu Teknik Anlaşmazlık Neden Önemli?
Bu açıklama, Tesla'nın, düşük görüş koşullarında Tam Otonom Sürüş (FSD) sistemine yönelik soruşturmasını 3,2 milyondan fazla aracı kapsayacak şekilde genişleten ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yoğun soruşturmalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Bu mühendislik tartışmasının önemi şu noktalarda kendini göstermektedir:
- Zorlu görüş koşullarında kameraların sınırlılığı: Federal güvenlik soruşturmaları, Tesla kameralarının güneş parlaması, sis ve kalkan tozuna uyum sağlamakta zorlandığını, radar sensörlerinin ise bunların üstesinden kolayca geldiğini gösterdi.
- Pazarlama terimlerinin tehlikesi: Anderson, aracın sürekli gözetime ihtiyaç duymasına rağmen tam bağımsızlık izlenimi veren medya terimlerinin kullanılmasını eleştirerek, bunun sürücünün aşırı güvenini artırdığına ve dikkatsizliğe yol açtığına dikkat çekti.
- Çeşitlilik ve güvenliğin tezatı: Waymo gibi şirketler yüz milyonlarca bağımsız mil kat etmek için lidar, radar ve kameraları birleştirerek duyusal çeşitliliğe (Redundancy) güvenirken, Tesla tek başına kameraların yeterli olduğunu kanıtlamakta ısrar ediyor.