Türkiye'deki Bingöl Üniversitesi, kampüs içerisindeki kayalık ve kullanılmayan arazileri güneş enerjisiyle çalışan akıllı sulama sistemi kullanarak deneysel meyve bahçelerine dönüştürmek üzere bir proje uygulamaya başladı. Proje, elde edilen sonuçların daha sonra çiftçilere ve arazilerini üretime kazandırmak isteyen kullanılmayan arazi sahiplerine aktarılabilecek teknikleri test etmeyi amaçlıyor.
Proje, üniversitenin Ziraat Fakültesine bağlı Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi içerisinde yürütülüyor. Yaklaşık 700 dönümlük alanın 30 dönümlük ilk aşamasına, aralarında zeytin, kivi, kuş kirazı veya yabani kiraz, incir, nar, Malta eriği, Antep fıstığı, aronya, fındık ve yaban mersininin bulunduğu 20 farklı meyve türüne ait fidanlar dikildi. Üniversite, bu türlerden 10'unun kentte ilk kez denendiğini belirtiyor.
Sulama sistemi nasıl çalışıyor?
Deneysel bahçede, nem seviyesini ölçmek amacıyla toprağın altına yerleştirilen sensörler kullanılıyor. Sensörlerin topladığı verilere göre ağaçların suya ihtiyaç duyması hâlinde sulama, doğrudan manuel müdahale olmadan otomatik olarak başlıyor. Proje ekibinin açıkladığı üzere sulama işlemleri uzaktan izlenip kontrol edilebiliyor; buna ağaçların aldığı su miktarını öğrenmek de dahil.
Güneş enerjisiyle çalışan sistem, sulama şebekesine ait özel kontrol vanalarına bağlı sekiz istasyondan oluşuyor. İşleyişin temelinde, düzensiz sulama yerine su miktarını ağaçların ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirmek, saha ziyaretlerine olan bağımlılığı azaltmak ve salma sulama yöntemini sınırlamak bulunuyor.
Sonuçları hâlâ test edilen deneysel proje
Geçen yıl başlatılan projenin bütçesi yaklaşık 3 milyon 4 bin Türk lirası. Fidanların bölgenin iklimi ve toprak özellikleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunu incelemek amacıyla adaptasyon ve değerlendirme çalışmaları yaklaşık üç yıl sürüyor. Bu nedenle mevcut aşama, tüm türlerin başarısı veya sudaki gerçek tasarruf miktarı hakkında kesin kanıt sunmuyor; proje hâlâ teknik ve tarımsal uygunluğu test eden örnek bir bahçe niteliğinde.
Üniversite Rektörü Profesör Doktor Erdal Çelik, projeyi üniversitenin tarım ve hayvancılık alanında bir sistem oluşturma yöneliminin parçası olarak nitelendirdi. Üniversite, 2016 yılında bölgesel kalkınma odaklı farklılaşma ve ihtisaslaşma programı kapsamında havza temelli tarım ve kalkınma alanında öncü üniversite olarak seçilmişti. Çelik ayrıca projenin «Yeni Üniversite» vizyonu ve «tarım ve hayvancılık için Silikon Vadisi» oluşturma hedefi kapsamında yer aldığını söyledi.
Bu haber neden önemli?
Projenin pratik değeri yalnızca bir üniversite arazisini dönüştürmesiyle sınırlı değil; Ziraat Fakültesi öğrencilerine uygulamalı bir alan sunması ve yerel çiftçilerin benimsemeden önce inceleyebileceği bir modeli test etmesi de önem taşıyor. Adaptasyon dönemi boyunca yapılan ölçümler, seçilen türlerin büyüme kapasitesini kanıtlar ve şebeke su yönetiminde ölçülebilir bir iyileşme gösterirse, bu deney kayalık veya kullanılmayan arazilerde akıllı bahçelerin genişletilmesine temel oluşturabilir. Açıkta kalan zorluk ise üç yıllık sonuçların beklenmesi, sistemin işletme ve bakım maliyetlerinin belirlenmesi ve üniversite ortamı dışında uygulanabilirliğinin değerlendirilmesidir.