Hollanda İnsan Hakları Enstitüsü, Meta'nın reklam algoritmasının kullanıcılara iş ilanları gösterirken cinsiyete dayalı ayrımcılık yaptığını kanıtladı ve şirketin Hollandalı kullanıcılara karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna vardı. 2025'te verilen karar, Hollanda Anayasası'na ve Eşit Muamele Yasası'na dayanıyor. Kararda ayrıca, Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında veri işlemenin adil olması ve ayrımcılığa yol açmaması gerektiği hatırlatıldı.
Karar, Global Witness tarafından yürütülen bir araştırmanın ardından alındı. Bunun üzerine Hollandalı kadın hakları kuruluşu Bureau Clara Wichmann, Facebook'un eski iş ilanı sistemine karşı hukuki süreç başlattı. Anadolu Ajansı'nın avukat Berty Bannor'dan aktardığına göre deney, görselleri ve ifadeleri bakımından tarafsız olan ve Facebook üzerinden yayımlanan ilanların yaklaşık bir hafta sonra kullanıcıların cinsiyetine göre farklı şekilde gösterilmeye başladığını ortaya koydu.
İlanlardaki önyargı nasıl ortaya çıktı?
Elektrikçilik ve tamir işleri gibi erkeklerle özdeşleştirilen işler erkeklere daha yüksek oranda gösterilirken, öğretmenlik ve kuaförlük gibi eğitim ve bakım alanlarındaki işler kadınlara daha yüksek oranda gösterildi. Bannor'a göre bu örüntü, kullanıcıların bu işler için nesnel uygunluklarındaki bir farklılıktan ziyade, ilan dağıtım mekanizmasında cinsiyete dayalı bir unsur bulunduğuna işaret ediyor.
Benzer testler Hollanda ve Fransa'da da gerçekleştirildi ve birbirine yakın sonuçlara ulaşıldı. Kuruluşa göre bu yöntem, bazı grupların ilgi alanlarına veya hedeflerine uygun iş fırsatlarından dışlanmasına yol açabilir; bu da iş gücü piyasasındaki mevcut eşitsizliği artırarak fırsat eşitliğini kısıtlayabilir.
Uygulamada ne değişiyor?
Meta, süreç sırasında algoritmasının her kullanıcıya hangi ilanların gösterileceğini belirlemek için yaş, ilgi alanları, konum ve cinsiyet gibi verileri kullandığını kabul etti. İnsanları tıklama olasılıklarının en yüksek olduğu ilanlarla hedeflemek ticari açıdan mantıklı görünebilir; ancak bu durum kullanıcı profillerini, kendileri için neyin uygun olması gerektiğini önceden belirleyen kalıplara dönüştürebilir.
Hollanda İnsan Hakları Enstitüsü, araştırma reklamların yaş gruplarına erişiminde farklılık tespit etmiş olsa da davada yaşa dayalı ayrımcılığa ilişkin kanıt bulamadı. Bannor ayrıca kuruluşun göçmen kökeninin, ırkın veya etnik kökenin etkili olabileceğinden şüphelendiğini, ancak mevcut araştırma sonuçlarının karara konu olan iş ilanı sisteminde bu unsurları kanıtlamadığını söyledi.
Konum ve dolaylı ayrımcılık
Belirli sosyal ve ekonomik gruplar belirli mahallelerde yoğunlaşabileceğinden, coğrafi konumun kullanılması dolaylı olarak ayrımcı sonuçlara yol açabilir. Bu durumda, kullanıcı tarafından yaşanan bölge, hedeflemede ırk veya köken açıkça kullanılmasa bile kullanıcının aldığı ilanların örüntüsüyle bağlantılı olabilir.
Dava, reklam algoritmalarını hedeflemenin doğruluğu ve tıklama oranlarının ötesine geçen bir hukuki sınamayla karşı karşıya bırakıyor. Hollanda kararı, büyük bir teknoloji şirketinin yalnızca platformun işletilmesine veya veri korumaya ilişkin kurallara değil, aynı zamanda eşitlik kurallarına ve özen yükümlülüğüne de tabi olduğunu kabul etti.
Daha geniş bir Avrupa ve Amerika bağlamı
Fransa'da Défenseur des Droits kurumu 2025'in sonunda Meta'nın algoritmalarının hukuka aykırı ayrımcılık yaptığına karar verdi ve şirkete sorunu çözmesi için üç ay süre tanıdı. Amerika Birleşik Devletleri'nde medeni haklarla bağlantılı davaların uzlaşmayla sonuçlanmasının ardından Facebook'un konut, istihdam ve kredi ilanlarını hedeflemek için yaş, cinsiyet ve posta kodunu kullanması yasaklandı; daha sonra değişiklikler Kanada ve Avrupa Birliği'ni de kapsayacak şekilde genişletildi. Bu değişikliklerin başka bölgelerdeki uygulama kapsamı hâlâ bilinmiyor.
Kararın önemi, ilan metninin kendisi açık bir ayrımcılık içermese bile bir reklam platformunu algoritmasının pratik etkisinden sorumlu tutmasında yatıyor. Ancak kaynak, Meta'dan istenecek ayrıntılı teknik önlemleri veya şirketin gelecekteki uyumunun nasıl ölçüleceğini açıklamıyor. Ayrıca kararın Hollanda dışındaki kapsamı da açık bir soru olarak kalıyor.