Michigan Başsavcısı Dana Nessel, 25 Ocak’ta BP, Chevron, Exxon Mobil ve Shell şirketleri ile Amerikan Petrol Enstitüsü’ne karşı federal bir antitröst davası açtı. Nessel, bu kuruluşları yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar alanlarında rekabeti sınırlamak için iş birliği yapmakla suçladı.
Eyalet, şirketlerin ve sektör kuruluşunun inovasyonu ve üretimi engellemek, temiz enerji alternatiflerinin ortaya çıkışını yavaşlatmak ve fosil yakıtlara bağımlılığı sürdürmek amacıyla bir «kartel» gibi hareket ettiğini söylüyor. 126 sayfadan oluşan dava, miktarı belirtilmeyen mali tazminatların yanı sıra jüri önünde duruşma yapılmasını ve fosil yakıt sektörünün bu uygulamalar sonucunda elde ettiği öne sürülen kârların geri alınmasını talep ediyor.
Elektrikli araç pazarıyla ilgili suçlamalar
Michigan, söz konusu komplo olarak nitelendirdiği durum ile eyaletteki enerji fiyatlarının yükselmesi ve elektrikli araç pazarının büyümesinin yavaşlaması arasında bağlantı kuruyor. Eyalet, petrol şirketlerinin akaryakıt istasyonlarındaki elektrikli araç şarj ağlarının genişletilmesini geciktirdiğini ve daha önce öncülüğüne katkıda bulundukları hibrit ve batarya teknolojilerinin geliştirilmesini kasıtlı olarak yavaşlattığını ileri sürüyor.
Dava ayrıca şirketleri, elektrikli araçların benimsenmesini baltalamak ve yenilenebilir enerji teknolojileri hakkında yanlış anlatılar yaymak amacıyla, ideolojik açıdan benzer yönelimlere sahip düşünce kuruluşları, bloglar ve medya kuruluşları aracılığıyla dezenformasyon kampanyalarını finanse etmek veya desteklemekle suçluyor.
Davaya göre, kısıtlayıcı olarak nitelendirdiği uygulamalar olmasaydı elektrikli araçlar yıllar önce geniş çapta kullanılabilir hale gelebilirdi; ayrıca tüketiciler ve Michigan hükümeti ulaştırmada kullanılan enerjiyle bağlantılı milyarlarca dolarlık ek maliyetten kurtulabilirdi.
Elektrikli dönüşüm planlarının yavaşladığı dönemde dava
Dava, ABD otomotiv sektörünün elektrikli araçlara geçişinin yavaşladığı bir dönemde açıldı. Ford, General Motors ve Stellantis, önceki beklentilerine kıyasla elektrikli araç piyasaya sürme planlarını yavaşlattıklarını açıkladı. Şirketler, fosil yakıtla çalışan motorlara yeniden yatırım yapma konusunda konuşurken «tüketici seçimi» kavramını da yeniden öne çıkardı.
Haberde, bu değişimin Başkan Donald Trump yönetiminin petrol ve gaz sektörünü destekleyen politikalarıyla aynı döneme denk geldiği belirtiliyor. Trump, «Amerikan enerjisi» olarak nitelendirdiği şeyi hayata geçirme sözü verdi ve «elektrikli araç zorunluluğu» olarak adlandırılan uygulamayı kaldırmaya çalıştı. Yönetim ayrıca yakıt verimliliğine ilişkin katı kurallardan geri adım attı, şarj istasyonlarına yönelik federal finansmanı kaldırmaya çalıştı ve elektrikli araçlara yönelik vergi teşviklerini iptal etti.
Michigan, sakinlerinin benzine daha iyi veya daha ucuz olduğu için değil, daha temiz alternatifler kısıtlandığı için hâlâ bağımlı olduğunu söylüyor. Eyalete göre bu durum tüketicileri gerçek seçeneklerden mahrum bıraktı ve fiyatlar üzerindeki rekabetçi baskıyı zayıflattı. ABD otomotiv sektörünün önemli bir bölümünü barındıran eyalet, ülkede elektrik maliyetlerinin yüksek olduğu eyaletler arasında yer almaya devam ediyor.
Şirketlerin ve sektör kuruluşlarının tepkileri
Amerikan Petrol Enstitüsü’nün bir avukatı Detroit Free Press’e yaptığı açıklamada, bu davaların «temelsiz» olduğunu ve günlük yaşamı ve ABD ekonomisini destekleyen, aynı zamanda emisyonları azaltmak için çalışan bir sektöre karşı koordineli bir kampanya niteliği taşıdığını söyledi. Avukat, enerji politikasının dağınık bir grup mahkeme salonu aracılığıyla değil, Kongre tarafından belirlenmesi gerektiğini ekledi.
Daha sonraki bir güncellemede Chevron’un avukatları davanın temelsiz olduğunu söyledi ve Delaware, Maryland, New Jersey, New York, Pensilvanya, Porto Riko ve Güney Karolina dahil olmak üzere çeşitli eyalet ve bölgelerde federal mahkemeler ile eyalet mahkemelerinin iklim tazminatlarıyla bağlantılı davaları reddetmesine atıfta bulundu. Şirket ayrıca davanın, otomotiv şirketlerini ve bu şirketlerde çalışanları desteklemek için Michigan’ın petrol ve gaza büyük ölçüde bağımlı olmasını göz ardı ettiğini söyledi.
Nessel, bu davanın petrol şirketlerini antitröst yasalarını kullanarak hedef alan türünün ilk örneği olduğunu söylüyor. Bununla birlikte Maine, Connecticut ve New Jersey’nin de aralarında bulunduğu diğer eyaletler son yıllarda iklimle ilgili davalar açtı ve enerji şirketlerini fosil yakıtların iklim zararları konusunda tüketicileri yanıltmakla suçladı.